2008 Mayıs | kuponadam kişisel



Monthly Archive for Mayıs, 2008

Delirecek..

Delirecek kadar akıllı olmama ramak kalmışken, olamamam büyük haksızlık.

Çok..

Çok kızdım. 3 aydır domaini bekle, gece gelsin bi firma alsın.

Azrail akıllı ol

çarşı

Ihtiyacım..

İhtiyacım olduğunda, yanımda olmasını istediğimde, dağları aşan biri olsa.

Kendimi..

Kendimi çok bişey sanma problemim var benim.

Blog Ödülleri

Nihayet şu başlığı atabildim. 6 gün önce bu saatlerde nahnu ile beraber üsküdar’dan kadıköy’e geçmenin yollarını arıyorduk, maç çıkışlarına denk gelmemiz sebebiyle, 2 beşiktaşlı (çarşı’dandır kuvvetle muhtemel) taraftarın 15 galatasaraylının karşısına dikilerek küfür ettiklerine şahit olduk. Kadıköy otobüsünün önüne atlayarak durdurmak suretiyle bindikten sonra kendimizi kadıköyün nadide sosisli büfecilerinde bulduk. Doyduk. Sonra birimiz haydarpaşa’ya birimiz harem’e gittik.
Bi dakka yaa bu hikaye niye ortadan başlıyor ? Başa alalım.

Günlerden 10 mayıs, beklenen gün geldi nihayet. Evin kapısından, sabahın henüz kör olduğu bi vakitte çıkmamla, sokaktaki sis’e bakarak şok olmam arasında 2 saniye bile yok, tabi çabuk toparlıyorum kendimi, sonuçta kutsal bir göreve gidiyorum.
Saat 7:45′de konuşulduğu üzere haydarpaşa tren garında emaneti almam gerekiyor, ama ortada ne gelen var ne giden, tren bu tabi hoş görmek lazım. Saat 10:00 tren geliyor nihayet, hemen kadıköy’de saray’a gidilip börek ve portakal suyu eşliğinde muhabbet ediliyor.

Vapurda martı besleyen çocuğun attığı simitlerden nasiplenmek maksatlı aşşağa kata iniyoruz, ancak sonuç hüsran.

Beşiktaş’ta Eloy Burcu ve İlker utlu ile buluşup yola düşüyoruz. Hedef Gs Üniversitesi. Yavaş yavaş hazırlıklar, şunlar bunlar derken konferans başlıyor..

Güzel anlatımları dinlerken, aralardada boş durmayıp nahnu, emrah, selçuk hoca, tunç ve diğer arkadaşlar biraraya gelerek gülmelere doyuyoruz.
Günün sorusu kesinlikle “kümesteki kartal nerede?” sorusu oluyor.

Kuşkusuz en iyi panel Tunç moderatörlüğündeki Kümesteki Kartal Emrah, Selçuk Hoca, Nahnu, buluşması oluyor. Nahnu microsoft’a sağlam bi kroşe indiriyor. İyide oluyor..

Açık alana çıkarak muhteşem boğaz manzarasında blog ödülleri’ni dağıtıyoruz. Hakkaten dağıtıyoruz :) masanın arkasında hediye senkronu kutsal görevi bana düşen iş. Daha iyi hediyeler dağıtılmasını isterdim açıkçası, microsoft adını sadece yazmakla yetindi desek yeridir.
Gecenin sonuda başta yazıyor işte. Flash back olayını blog’da kullanan ilk blogger ben oldum böylelikle. Tebrik ettim kendimi.

Yada buna benzer bi gündü işte.

Ayrıca;
Zeki, akıllı, iyi bi insanım.

10 Mayıs 2008

Yarın yoğun bi gün;
-sabah erken bi saatte yola koyulup, haydarpaşa’dan nahnu‘yu alıyorum,
-akşama kadar orda burda takılıp, öğleden sonra galatasaray üniversitesine gidiyoruz,
-ödül törenine katılıp, akşam çok geç olmadan haydarpaşa’ya tekrar dönmemiz gerekiyor,
-haydarpaşa’dan hareme geçmem ve hemen otobüse binip kendimi anneler gününde annemin yanında olmak üzere konya’ya yollamam gerek.

Ama, hemen şimdi bi çanta hazırlamam gerek. Farkettimde yarın tüm bunlar olurken sırtımda bi çanta olacak.

Sevil(e)meyen özellik

“Bir ayrılık anatomisi” diye bişey söylemek istedim sanki birden, öyle durduk durduk işte.

Kendinizde sevmediğiniz yada sevdiğiniz özellikleriniz nedir diye sorulan sorular vardır ya hani, bugün sevmediğim bi özelliğimi daha farkettim, aslında yeni farketmedim, biliyordum ama bugün daha bi sevmedim işte.

Bi insan mevcut durumdan sonraki durumu sürekli bilebilirmi ?
Evet ben biliyorum. Malesef.

Bu, şu filmdeki 2 dakika sonrasına görmek gibi bi durum değil. Bi eylemi gerçekleştirirsen, hangi sonucu doğuracak biliyorum, diğer pek çok ihtimal dururken, hava, su, nem oranlarının tamamı benim tahmin ettiğim sonucu doğuracak bir hal alıyor ve bir bakmışsın söylediğim olmuş.

Bu iddia oynamak gibi bi durum değil. Yada sayısal loto. Gerçekten kötü. Bu kadar düşünmemek isterdim.

Oldukça fazla “dejavu” yaşıyorum.

CMYLMZ

Cem yılmaz’ın 2001-2007 yıllarında oynadığı oyun dvd şeklinde satışta. İstanbul’daki bir oyunundan alınan kayıt 3 saat sürmekte. Ve gerçekten iyi. Tavsiye ederim. Hepsiburada fiyatı 14,90 ytl.

cem_yılmaz

Python Komutları (if, else)

Python’a başladığım hızda devam ediyorum (oldukça yavaş :)). Şimdilik bir kaç komut’tan bahsedebilirim. Bunlar aşşağa yukarı her programlama dilinde bulunan

  • if
    else
  • komutları.
    if
    İngilizcede ki karşılığı olan “eğer” ifadesi bu fonksiyonun tam olarak neye yaradığını açıklamaya yeter sanırım. Bir örnekle if komutu hakkında bilgi edinelim.

    a=10
    b=11
    if a<=b:
    print "a değişkeni b değişkeninden küçük yada eşittir."

    Yukarıdaki örnekteki çıktımız
    a değişkeni b değişkeninden küçük yada eşittir.
    olacaktır. “if” komutunun kullanımına çok basit bir örnek diyebiliriz.

    else
    “else” ifadesi “if” komutuyla birlikte kullanılır. Anlamıysa “Eğer öyle değilse..” şeklinde. Örneğimiz üstünde gösterelim;

    a=12
    b=11
    if a<=b:
    print "a değişkeni b değişkeninden küçük yada eşittir."
    else:
    print "a değişkeni b değişkeninden büyüktür."

    Şimdiki çıktımız;
    a değişkeni b değişkeninden büyüktür.
    Burada python’a satır satır şunları söyledik;

    -a değeri b den küçük yada eşit ise-
    a değişkeni b değişkeninden küçük yada eşittir. -ifadesini ekrana yazdır dedik.-
    -eğer ilk duruma ters olan bir durum söz konusuysa-
    a değişkeni b değişkeninden büyüktür. -ifadesini yazdır dedik.-

    yani “if” komutunda öngürülen şart gerçekleşmesse “else” komutu devreye giriyor ve program çalışmaya devam ediyor.